Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Tiskinç , Kuskunç Ama Komik


dogduktan bi kç dk sora…
yaramaz olacagı her halinden belli 32 dişiyle birlikte dünyaya gelmiş


bitmez tükenmez partiler ,gece hayatı…=)



ama ev işlerinde üzerine yoktu..bulaşık,yemek..



bi de kendine bakabilse..
=))

Komik :D

Her Şey Kare Olsaydı :D

Kablosuz Televizyon

TV’nizden sarkan kablolar canınızı mı sıkıyor? Öyleyse kablosuz hayata merhaba demeye hazırlanın…

Yeni nesil LCD ya da plazma TV‘ler mükemmel görüntü ya da şık bir tasarım sunuyor olabilir. Ama işin tadı, DVD oynatıcı, uydu alıcı, oyun konsolu, ses bağlantıları ve benzeri cihazların her birini ayrı kablolarla ayrı girişlere bağlamanız gerektiğinde biraz kaçıyor.

Belkin’in FlyWire adını verdiği cihaz, işte tam da bu noktada devreye giriyor. FlyWire bir alıcı ve bir vericiden oluşuyor. Öncelikle TV’ye bağlayacağınız tüm cihazları gözden uzak bir noktada toplamanız gerekiyor. Daha sonra tüm bu cihazları, küçük bir DVD oynatıcı boyutundaki vericiye bağlıyorsunuz. Küçük alıcıyı ise, TV’nizin herhangi bir HDMI girişine taktığınızda ve TV’nin arkasına gizlediğinizde FlyWire kullanıma hazır hale geliyor. Alıcı, tüm cihazların bağlı olduğu vericiden gelen sinyalleri kablosuz olarak algılıyor. Üstelik cihazlar arasında geçiş yapmak için küçük kumandayı kullanmanız da mümkün.

Kısacası FlyWire, TV’ye bağlanan cihazların meydana getirdiği kablo kirliliğini tamamen ortadan kaldırmayı başarıyor. Siz de duvarınıza astığınız TV’nizden sarkan kabloları görmek ya da bu kabloları ortadan kaldırmak için duvarınızı oymak zorunda kalmıyorsunuz.

Küçük bir de sorun…

Buraya kadar her şey kulağa çok hoş gelse de, aslında FlyWire’ın küçük bir sorunu da var. Tüm cihazları TV’nizdeki ayrı girişlere bağladığınızda, her giriş için farklı resim ayarları yapabilirsiniz. Ama FlyWire tüm cihazları tek bir HDMI girişinden kabul ettiği için, sadece bu HDMI girişinin resim ayarına mahkum oluyorsunuz. Yani DVD izlerken kullandığınız ayarları, uydu alıcıya geçtiğinizde değiştirmeniz gerekiyor.

Bu küçük sorunu görmezden gelirsek, FlyWire’ın göz zevkine düşkün olanlar için kusursuz bir cihaz olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha önce Sharp’ın bazı modellerinde gördüğümüz bu teknolojinin artık tüm televizyon modelleri için geçerli olması sevindirici.

Gelelim fiyat ve bulunabilirlik konularına… Belkin’in FlyWire’ına en erken Ekim ayında ulaşabileceksiniz. Ve kötü haber: Cihaza sahip olmak için 1.000 Doları gözden çıkarmanız gerekecek…

Arjantinli araştırmacılar, atmosfere salınan zararlı gazlarda önemli bir paya sahip ineklerin gazlarını özel balonlarda biriktirerek beslenme alışkanlıklarını izleyecek. Buna göre ineklere yeni bir beslenme programı uygulanacak ve karbon salımı azalacak.

Arjantin’de bir grup araştırmacı, atmosfere salınan zararlı gazları azaltmak için ineklere özel kontrol uyguluyor. Yöntem, “ineklerin çıkardığı gazı”, özel balonlarda biriktirmek.

Arjantinli bilim adamları, ülkede atmosfere salınan metan gazının yüzde 30’undan inekleri sorumlu tutuyor.

İneklerin dünyadaki zararlı gaz salımına katkısı ise yüzde 20, yani oldukça yüksek bir oran.

Bunu engellemenin yollarını arayan uzmanlar, tüp şeklindeki balonları ineklere bağladı ve ineklerin gün içinde çıkardıkları gazları biriktirmeye başladı.

Amaç, biriktrilen gazları inceleyerek ineklerin beslenme alışkanlıklarını değiştirmenin yolunu bulmak.

Uzmanlar, “Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek için katkı maddeleri ve benzerleri kullanılabilir. Bu sayede metan salımı yüzde 25 oranında azaltılabilir”

Uzmanlar bu sayede, küresel ısınmaya yol açan zararlı gazların oranının azaltılabileceğini düşünüyor.

Sallama Cep Telefonu =>

Samsung, harekete cevap veren müzik odaklı bir cep telefonunu piyasaya sürmeyi planlıyor…

Samsung hareket sensörleri olan bir müzik-cep telefonunu piyasaya sürmeyi planlıyor.

Telefon eğme, döndürme veya sallama ile kontrol edilebiliyor. Mesela belli bir hareket ile müzik çalar otomatik olarak yeni parçaya geçiyor veya oynatımı başlatıyor. Menü kontrolü konusunda benzer bir biçimi şu ana kadar Sony Ericsson W910i veya LG KF750 ve Nokia N95 gibi üst modeller gösteriyordu.

Kıt donanım
UMTS yok, mobil sörf maksimum EDGE ile oluyor. 2 inçlik ekran 240 x 320 piksel çözünürlük sunuyor ve kamera 2 Megapiksel çözünürlük sunuyor. Dahili bellek 20 MB ile son derece kıt olsa da microSD kartlar ile genişletilebiliyor. M3510′un bir radyosunun yanında sıradan kulaklıkların da takılabileceği bir kulaklık girişi var.

Diğer donanımsal yetiler henüz belli değil. İnternet bloglarına göre fiyat 190 Euro civarında dolaşıyor. Samsung telefon hakkında bir açıklama yapmadı.

Amerikalı bilim adamları, depremden saatler önce yer kabuğunda bazı çatlaklar oluştuğunu keşfetti. Oluşan çatlakları tespit eden aygıtlar da başarıyla denendi. Bu sayede, depremlerin oluşmalarından 2 ila 10 saat önce bilinip bir erken uyarı sistemi geliştirilebileceği belirtildi. Erken uyarı sisteminin 10 yıl içinde hazır olabileceği öne sürüldü.

NATURE Dergisi’nde önceki gün yayımlanan araştırmada, birçok yönden Türkiye’deki “Kuzey Anadolu Fayı”na benzetilen, ABD’nin California eyaletindeki “San Andreas Fayı” seçildi. Bilim adamları, fay üstünde yer alan 1 km derinliğindeki kuyularda uzun süredir ölçümler yapıyordu.

Araştırmacıların amacı, en küçük depremlerden önce bile, yer kabuğunda oluşan gerilim nedeniyle bazı çatlak ve kırıklar oluştuğu tezini doğrulamaktı. 2005 yılı aralık ayında, fay üzerinde 3 büyüklüğünde bir deprem oldu ve bu tez doğrulandı. Bilim adamlarının kuyulara yerleştirdikleri teknik aygıtlar, yeryüzeyindeki değişimi 10 saat öncesinden tespit ettiler. Beş gün sonra gerçekleşen sadece 1 büyüklüğündeki küçük deprem de, aygıtlar tarafından tam 2 saat önceden algılandı.

Umut veren çalışma

Araştırma ekibinde yer alan Washington’daki Carnegie Enstitüsü sismoloğu Paul Silver, “Gözlemlerimiz bize çok cesaret verdi. Bunun her depremden önce yaşanan fiziksel bir süreç olduğunu doğrulayabilecek yeni çalışmalar yapacağız” dedi.

Depremin merkez üssündeki yer altı hareketleri başladığı zaman devreye giren mevcut erken uyarı sistemleri, bu nedenle ancak birkaç saniye öncesinden deprem uyarısı yapabiliyor. Son araştırmadan somut bir sonuç elde edilebilirse, büyük depremler öncesinde insanlara 10 saati aşkın bir zaman kazandırılacak. Ancak sismolog Silver, “Bunun için 10, hatta belki 20 yıla daha ihtiyacımız var” diyor.

Güneş enerjisi ile çalışabilen düşük elektirik tüketen bir LCD TV üretmeyi başardılar.


Sharp, çok az enerji tüketen bir LCD televizyonun prototipini tanıttı. Cihazın bir güneş enerjisi paneline bağlı olarak çalıştığı söyleniyor.
Bu 26 inçlik LCD üreticiye göre 28 inçlik bir LCD’nin beşte biri kadar enerji harcıyor. Sharp enerji tüketimini nasıl bu denli düşürdüğü hakkında bir bilgi vermedi.
Cihazın enerji tasarrufu çılgınlarına ve kötü elektrik-altyapısına sahip ülkelere tam uygun şekilde üretildiği söyleniyor. Güneş ışığı ile çalışma için, yaklaşık olarak LCD’nin köşegeni büyüklüğünde bir solar-hücre gerekiyor. Bunun dışında televizyon ve solar-hücre arasında çalışan bir batarya da gereksinimler arasında.
Cihazın ne zaman ve hangi fiyata piyasaya sürüleceği henüz belli değil.